Penguen Pina’nın Kutup Yarışı

Buzlar ülkesinde, koca bir buz dağının yamacında, ailesiyle birlikte yaşayan küçük bir penguen varmış. Adı Pina’ymış. Pina çok enerjik, çok meraklı ama birazcık da sakarmış. En büyük hayali, her yıl düzenlenen Büyük Kutup Yarışına katılmakmış.

Ama her yıl ya dengesini kaybedermiş ya da yere düşermiş. Diğer penguenler ona hep:
— “Senin için biraz erken Pina,” dermiş.
Ama Pina’nın kalbi büyükmüş.
— “Bir gün başaracağım!” dermiş her defasında.

O yıl, yarışa katılmak için cesaretini toplamış. Buz pistinde kaymak, engelleri geçmek, bayrağı yakalamak gerekiyormuş. Yarışa hazırlık günlerinde Pina sabah erkenden kalkar, denge çalışmaları yapar, küçük buz parçaları üzerinde kayarak pratik yaparmış.

Büyük gün gelmiş çattı. Yarış alanı karlarla kaplı, gökyüzü masmaviymiş. Diğer penguenler gözlüklerini takmış, pırıl pırıl kaymaya hazırmış. Pina’nın dizleri titriyormuş ama içi kıpır kıpır bir cesaretle doluymuş.

Yarış başlamış! Penguenler kaymaya başlamış. Pina önce yavaşmış ama dengeliymiş. Fakat bir virajda ayağı kaymış ve düşmüş.
Tüm yarışçılar geçmiş. Ama Pina hemen ayağa kalkmış.
— “Yarışmak pes etmemektir,” demiş içinden.

Yavaş yavaş ilerlemeye devam etmiş. Yolda ayağı takılan başka bir penguene yardım etmiş. Buz parçasına sıkışan küçük bir yavruyu kenara almış. Sonunda son sırada olsa da yarışı tamamlamış.

Yarış bittiğinde alkışlar yükselmiş. Çünkü Pina sadece yarışmamış, cesaretini, sabrını ve yardımseverliğini göstermiş. Jüri özel bir madalya vermiş:
“Kutup Kalbi Madalyası”

Pina gülümsemiş.
— “Birincilik bazen en hızlı olmak değil, en doğru yolda yürümektir,” demiş.

O günden sonra Pina, yarış kazananlardan çok daha fazla ilham kaynağı olmuş.

Yorum yapın