Hırsız Adam ve Kralın Masalı

Bir zamanlar, çok uzak bir ülkede, çok zengin bir kral yaşarmış. Kralın altın, gümüş, mücevher ve değerli taşlarla dolu bir hazinesi varmış. Ama kral, bu hazineleri kimseyle paylaşmazmış. Sadece kendisi için saklarmış. Ülkesindeki insanlar ise çok fakir ve mutsuzmuş. Kral, onlara hiç yardım etmez, onlara hiç ilgi göstermezmiş.

Bir gün, kralın hazinesine girmeye çalışan bir hırsız yakalanmış. Kral, hırsızı hemen cezalandırmak istemiş. Ama hırsız, krala yalvarmış. “Lütfen beni affet, kralım. Ben sadece aç olan aileme biraz ekmek almak istedim. Senin hazinelerin varken, biz neden aç kalalım? Senin hazinelerini kimseyle paylaşmadığını biliyorum. Ama sen de biliyorsun ki, bu dünyada kalıcı olan hiçbir şey yok. Bir gün sen de öleceksin ve hazinelerini göremeyeceksin. O zaman ne faydası olacak? Lütfen bana bir şans daha ver. Beni serbest bırak ve hazinelerinden bir kısmını fakirlere dağıt. Böylece hem kendine hem de başkalarına iyilik yapmış olursun.” demiş. Kral, hırsızın sözlerine çok kızmış. Onu daha da sert bir şekilde azarlamış. “Sen kimsin de bana nasihat veriyorsun? Benim hazinelerim benimdir. Onları istediğim gibi kullanırım. Senin gibi bir hırsızın bana akıl vermesine izin vermem. Seni affetmem mümkün değil.” demiş. Hırsız, kralın sözlerine çok üzülmüş. Ama vazgeçmemiş. Son bir kez daha krala seslenmiş. “Lütfen kralım, beni dinle. Senin hazinelerin sana mutluluk getirmez. Sadece seni bencil ve kibirli yapar. Gerçek mutluluk, insanlara yardım etmekte ve onların sevgisini kazanmakta.” demiş. Kral, hırsızın sözlerini duyunca, bir an duraksamış. Hırsızın söylediklerinde bir gerçeklik payı olduğunu hissetmiş. Ama yine de onu affetmek istememiş ve onu ülkeden göndermiş. Kral, Hırsızın sözlerini unutmaya çalışmış. Hazinesine geri dönmüş.

Hazinelerine bakmış. Ama bir tuhaflık fark etmiş. Hazineleri eskisi gibi parlak ve güzel görünmüyormuş. Sanki solmuş, paslanmış, kirlenmiş gibiymiş. Kral, bunun nedenini anlayamamış. Hazinelerini daha yakından incelemeye başlamış. Ama ne görsün? Hazinelerinin hepsi, birer birer, toz olup uçmaya başlamış. Altınlar, gümüşler, mücevherler, değerli taşlar… Hepsi, gözlerinin önünde yok olmuş. Kral, şaşkınlık ve korku içinde kalmış. Hırsızın sözleri aklına gelmiş. “Bu dünyada kalıcı olan hiçbir şey yok.” Kral, hırsızın haklı olduğunu anlamış. Ama artık çok geçmiş. Hazineleri gitmiş ve oda halkı gibi fakirleşmiş ve yaptığından çok pişman olmuş. Masal da burada bitmiş. Bu masal, size hem hayal gücünüzü geliştirmeyi hem de paylaşmanın, yardımlaşmanın, affetmenin ve mutluluğun önemini öğretmeyi amaçlamıştır.

Daha fazla uyku masalı okumak isterseniz Uyku Masalları kategorimizi inceleyebilirsiniz.

Yorum yapın