Melek’in Köy Hikayesi

Melek’in Köy Hikayesi

15/10/2021 1 Yazar: Gulcan

Melek uzun zamandır bu günü bekliyordu. İşte o gün gelmiş, ailesi ile birlikte annesi ve dedesinin yaşadığı köye gitmek için hazırlanmışlardı. Annesi zaman zaman yaşadığı köyü oradaki güzellikleri, çocukken köyde oynadıkları oyunları, arkadaşlarını, köydeki hayvanları ve nineleri, dedeleri anlatıyordu. Bu hafta sonu için köye gitme planını haftalar öncesinden yapmışlardı. Melek aslında daha önce anneannesinin yaşadığı köye gitmişti, ancak küçük olduğu için pek bir şey hatırlamıyordu. Genelde okul tatillerinde anneannesi ve dedesi ile yazlıkta buluşur bütün bir yazı beraber geçirirlerdi. Kışın anne ve babası çalıştıkları için de onlar Meleklere ziyarete gelirlerdi. Ama bu sefer başkaydı. Sırf Melek köyü merak ettiği için bu kısa tatil planı yapılmıştı. Melek kadar anneannesi ve dedesi de heyecanlıydı. Sık sık arayıp planda bir değişiklik olmaması için dua ediyorlardı.

İşte o gün gelmiş Meleğin heyecanına bir de merak eklenmişti. Her şey hazır olup yola çıktıklarında hava yeni aydınlanmaya başlamıştı. Bir kaç saatlik yolları vardı. Bir aksilik çıkmazsa sabah kahvaltısında köyde olmayı planlıyorlardı. Melek köy kadar, yolculuk içinde heyecanlıydı. Kendini bildi bileli araba yolculuğunu seviyordu. Yolda giderken etrafı seyrediyor, tabelaları okuyor, geçtikleri her şehrin ismini ezberliyordu. Daha sonra o şehirle ilgili bir haber duyduğunda şehri gözünde canlandıra biliyordu. Annesi köye yaklaştıklarını söyledi. Melek daha bir dikkatle etrafı izlemeye başladı. Tam o sırada annesinin bahsettiği köyün girişindeki at çiftliğini gördü. Annesi eskiden oraya ata binmeye gittiklerini söylemişti. O kadar dikkatle atları izliyordu ki anne ve babasının birbirlerine bakıp güldüklerini anlamadı. O da ne babası arabayı çiftlik yoluna doğru sürüyordu. Yaşasın atları daha yakından göreceğim diye sevinirken dahada güzel bir şey oldu ve bir tayın üzerinde buldu kendini. Çok güzel bir duyguydu ona dokuna bilmek. Tay da sanki onun bir ilk yaşadığını hissetmiş gibi sakin bir şekilde yürüyordu. Babasından dönüş yolunda tekrar gelmenin sözünü alarak yola devam ettiler. Yol boyunca yeşilin her tonunu görmüştü sanki.

Bir avlunun önünde durdu araba. Büyük beyaz bir avlu kapısı açıldı. İşte anneannesi ve dedesi karşısındaydı. Hasretle kucaklaştıktan sonra içeri girdiler. Kocaman bir bahçe, bir sürü meyve ağaçları, tavuklar, ördekler, ilk gözüne çarpanlar oldu. Avlunun ortasında büyük bir yemek masası üzerinde çeşit, çeşit kahvaltılıklar vardı. Masa hani derler ya bir kuş sütü eksik tamda öyleydi. Herkesin karnı çok acıkmıştı. Sevinçlerini, hasretlerini bu güzel sofrada devam etmek için hemen masaya oturdular. Kahkahalar havada uçuştu. Melek daha önce hiç tanımadığı yöresel yiyeceklerle tanıştı ve çok beğendi. Hatta anneannesi onun için bir çanta hazırladığını, beğendiği tüm lezzetlerden içine koyduğunu söyledi. Böylece Melek uzun süre bu lezzetlerden yiyebilecekti. Kahvaltı bittiğinde mahallenin tüm çocukları avluya toplanmıştı bile. Onlarda Melek ile tanışmak için sabırsızlanıyordu. Melek bütün gün bilmediği bir çok oyun oynadı. Köyü hakkında yeni bir sürü şeyler öğrendi. Akşam olup avluya girdiğinde herkesin bakışları birden meleğin üzerindeydi ufak bir sessizlik oldu ve sonra herkes gülmeye başladı Melek şaşkınlıkla onları izliyordu ta ki anneannesi “Bu suratının hali ney? Köpek yalasa doyar” değince anladı. İşte tamda o sırada sabah tanışamadığı Karabaş ona doğru koştu ve üzerine atlaması ile suratını yalaması bir oldu. Artık Melek’te gülüyordu. Bütün gece avluda çay içildi, sohbet edildi komşuların biri geldi biri gitti. Ancak Melek o kadar yorulmuştu ki sedirde uyuya kaldı. Ertesi gün bir öncekinden dahada eğlenceliydi artık bir çok şeye yabancı değildi. Kendini bu köye ait hissediyordu tıpkı annesi gibi.

Dönüş hazırlıkları, vedalaşmak, uzun bir yolculuk derken artık evdelerdi. Hayatının en güzel hafta sonunu geçirmişti. Bir sürü arkadaşlar edinmişti. Hatta bu yaz tatilinin bir kısmını köyde geçirmek için babasından söz bile almıştı. Sabah uyandığında ise ağzında bir şarkı “Orada bir köy var uzakta,o köy bizim köyümüzdür.”

Melek’in yaşadıklarını okumayı seviyorsanız Melek’in Sürpriz Doğum Günü Partisi hikayesini de mutlaka okumalısınız.